Sarsılmaz YolunAsil Bekçisi (4. Âyet)

Allah Teâlâ, Rasûlullah’ın (s.a.v.) peygamberliğini perçinledikten sonra O’nun dünya ve ahiret hayatında temsil ettiği sarsılmaz yola dikkat çekerek şöyle buyurmuştur:

﴾عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ﴿

Doğru yol üzere [gönderilen peygamberlerdensin]

Ahirette sırat köprüsünden geçebildiğimizde kurtuluşumuz bilfiil başlamış olacaktır. Lakin o sırattan geçişimiz, hayat sıratından geçişimizle gerçekleşmiş olacaktır. Eğer dosdoğru bir yolun yolcusu olarak bu diyardan göçersek; ahiretteki sırattan doğru şekilde geçebiliriz. Lakin bu hayatta doğru yoldan saparsak; ahiretteki cennet yolunda sağlam duramaz, cennete ulaşamayız.

İşte bu hakikate binaen olsa gerek ki Allah Teâlâ, Rasûlullah’ı (s.a.v.) doğru yolun bekçisi olarak gönderdiğini ifade etmektedir. Bu âyette geçen alâ (عَلَى) ifadesi,  Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v.) hangi yolda olduğunu söylemenin yanında hangi yolun bekçisi olduğuna da dikkat çekmektedir.  

Sırât, lügat mânası itibariyle yol anlamına gelen (سَبِيل) ve (طَرِيق) ifadelerinden daha geniş bir anlam yelpazesine sahiptir. Zira bu ifade, Kur’ân-ı Kerim’de çoğul olarak gelmemektedir. Sadece müfret olarak gelmektedir. Oysa diğer yol mânasına gelen ifadelerde çoğul kullanımı mevcuttur. Bu nükte bize göstermektedir ki; sırât kelimesinin içerisinde aynı hedefe giden bir yapının bulunduğu anlaşılabilmektedir. Zira Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye bu hayat köprüsü üzerinde savrulmamıza engel olmaktadır. Dolayısıyla Allah Teâlâ tarafından yapılan bu emir, kıyamete kadar hem geçerliliğini hem de dinçliğini ilk günkü kadar koruyacaktır.

Bunun yanında Allah Teâlâ, bu yolu istikamet ile vasıflandırmıştır ki bu da ayrı bir hikmeti içerisinde barındırmaktadır. Zira istikamet, hiçbir zaman savrulmamayı, her daim diri durmayı ve asla yok olmamayı ifade etmektedir. İslam, her daim var olagelmiş ve kıyamete kadar da en orijinal ve diri haliyle varlığını devam ettirecektir. Çünkü bu dinin sahibi, her şeyi yoktan var eden Allah Teâlâ’dır. Bekçisi ise mahlukatın efendisi Rasûlullah’dır (s.a.v.).

Dolayısıyla bu âyetle amel etmek istiyorsak; dünya hayatını bir sırat gibi görüp davranışlarımıza o şekilde bir düzen getirmemiz gerekmektedir. Zira bu yolu tayin eden Allah Teâlâ iken; yolumuzun bekçisi ise Hz. Muhammed Mustafa’dır (s.a.v.).

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top