İnsanın Görüntüdeki Seyahati (42. Âyet)

﴿وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِهِ مَا يَرْكَبُونَ﴾

“Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.”

Allah Teâlâ bu âyette, insanın hayatını kolaylaştırmak için yarattığı binek ve ulaşım vasıtalarına dikkat çekmektedir. Âyetteki “o gemi gibi” ifadesi; tefsirlerde deve gibi kara bineklerinden, at ve diğer hayvanlardan, hatta insanların zamanla geliştireceği gemi ve ulaşım araçlarından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bu geniş anlam çerçevesinde uçaklardan trenlere, gemilerden modern ulaşım araçlarına kadar insanın seyahatini mümkün kılan nimetlerin tamamı Allah’ın yaratma ve ihsanının birer tezahürü olarak düşünülebilir.

Ancak âyetin asıl düşündürdüğü hakikat, insanın hayat boyunca sürekli bir seyahat hâlinde olduğudur. İnsan bir yandan yeryüzünde çeşitli vasıtalarla bir yerden başka bir yere giderken, diğer yandan Dünya adlı “gemi” içerisinde uzayda hareket etmekte ve nesilden nesile devam eden büyük bir zürriyet yolculuğunun parçası olmaktadır. Üstelik insan, farkında olsa da olmasa da kendi ömrünün sonuna ve bütün kâinatın ulaşacağı büyük sona doğru ilerlemektedir. Zamanın içinde yaşarken yavaş aktığını düşündüğümüz hayat, geriye dönüp baktığımızda ne kadar hızlı geçtiğini bize göstermektedir.

Bu âyetle amel etmek; kullandığımız her vasıtayı, çıktığımız her yolculuğu ve geçen her anı Allah’ın kudretini hatırlatan birer vesile olarak görmektir. İnsan uzayda, karada veya denizde nerede bulunursa bulunsun Allah’ın ilminden, mülkünden ve idaresinden hiçbir zaman çıkamaz. Asıl mesele, hayat boyunca yapılan bütün bu yolculukların sonunda nereye varacağımızı unutmamaktır. Çünkü insanın en büyük ve en gerçek seyahati, Allah’a doğru olan yolculuğudur.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/ameli-tefsir-hidayet-pusulamiz-yasin-suresi/762199.html

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top