Düzeni Ayakta Tutanlardaki Düzen (40. Âyet)

Screenshot

﴿لَا الشَّمْسُ يَنْبَغِي لَهَا أَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا اللَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِ وَكُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ﴾

“Ne Güneş’in Ay’a yetişip çatması uygundur, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.”

Allah Teâlâ bu âyette, kâinatın devamlılığını sağlayan üç büyük nizama dikkat çekmektedir: Güneş’in Ay’a yetişmemesi, gecenin gündüzü geçememesi ve bütün gök cisimlerinin kendilerine tayin edilen yörüngelerde hareket etmesi. Güneş ve Ay’ın birbirinden bağımsız hareket etmesi, gece ile gündüzün birbirini belirli bir düzen içerisinde takip etmesi ve milyarlarca gök cisminin kendi yörüngelerinde hareketini sürdürmesi; kâinatta hiçbir şeyin başıboş ve tesadüfî olmadığını göstermektedir. Her şey, Allah Teâlâ’nın koyduğu ölçü ve kanunlara bağlı olarak hareket etmektedir.

Bu düzen, insanın hayatına da önemli bir bakış açısı kazandırmaktadır. Gece ve gündüzün birbirini takip etmesi gibi, dünyada da Hak ve Batıl sürekli bir mücadele hâlindedir. Bir dönem karanlıkların hâkim olması, aydınlığın tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Mümin, geçici şartlara bakarak ümitsizliğe kapılmak yerine Allah’ın kâinata yerleştirdiği büyük nizamı okumalıdır. Gecenin gündüzü, gündüzün de geceyi takip etmesi nasıl kaçınılmaz bir düzen ise, Hak ile Batıl arasındaki mücadelenin de dünya hayatının sonuna kadar devam edeceğini bilmelidir.

Âyette bütün gök cisimlerinin “bir yörüngede yüzdüğünün” ifade edilmesi ise insanı Allah’ın azametini düşünmeye sevk eder. Milyarlarca kilometrelik uzay boşluğunda devasa yıldızların, gezegenlerin ve galaksilerin böylesine hassas bir düzen içerisinde hareket etmesi karşısında insan kendi acziyetini, Allah Teâlâ’nın ise sonsuz kudretini idrak etmelidir. Kâinatın bu muazzam düzeni, Müslüman için sadece imanî bir tefekkür alanı değil, aynı zamanda ilme yönelten bir çağrıdır.

Bu âyetle amel etmek; kâinattaki düzeni seyretmekle yetinmeyip onu okumaya, araştırmaya ve anlamaya çalışmaktır. Müslüman, astronomi ve fen bilimleri başta olmak üzere Allah’ın yaratılışta ortaya koyduğu kanunları keşfetmeye gayret etmeli; elde ettiği ilmi insanlığın faydasına sunmalıdır. Çünkü kâinattaki her ölçü, her yörünge ve her düzen, insanı o düzeni kuran ve ayakta tutan Rabbimizin kudretini tanımaya götüren bir işarettir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top