36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ, Uncategorized

İnsandaki Evren (41. Âyet)

Allah Teâlâ, Yâsîn sûresinin 41. âyetinde şöyle buyurur: ﴿وَآيَةٌ لَهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ﴾ “Onların soylarını o dopdolu gemide yükleyip taşımamız da onlar için bir delildir.” Âyet, Allah Teâlâ’nın kudretini gösteren ilahî sistemlerin bizzat birer “âyet” olduğunu ortaya koymaktadır. Âyet; hayranlık uyandıran bir düzen taşımalı, insana eşsiz bir nimet olarak sunulmalı ve insanı […]

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ, Uncategorized

Karanlıkta Yönümüzü Bulmak İçin… (39. Âyet)

﴿وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتَّى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدِيمِ﴾ “Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler/menziller) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı (hilal) gibi olur.” Allah Teâlâ, Ay’ın gökyüzündeki düzenli evreleriyle insana hem hayatın geçiciliğini hem de karanlık dönemlerde ümidini kaybetmemesi gerektiğini öğretmektedir. Hilalden dolunaya, dolunaydan yeniden hilale dönen Ay; belirlenmiş menzillerde ilerleyerek her ay aynı

Uncategorized

Çekirdek Nesiller İçin (33. Âyet)

Allah Teâlâ, insanı tefekküre davet eden bu ayet grubunda öncelikle manevi dirilişe işaret etmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Ölü toprak onlar için bir delildir; biz onu diriltip ondan taneler çıkardık ve onlardan yemekteler.” Akledildiğinde kulu doğrudan Yaratana ulaştıran ayetler; kâinata dayalı olan kevnî ayetler ve lafız ile manaya dayalı Kur’ânî ayetler olarak ikiye ayrılsa da, fıtratı

Uncategorized

Gerçek Sevk-i İlâhî (32. Âyet)

Allah Teâlâ, toplumların ayakta durması ve sağlıklı şekilde ilerlemesi için gereken üçüncü hayati esasa dikkat çekerek şöyle buyurmuştur: “Onların hepsi de mutlaka toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.” Ayet-i kerimede geçen ve eyleme mecburen maruz kalmayı bildiren “huzura çıkarılanlar” ifadesi, her topluluğun kendi iradesi dışında mutlak bir sevk-i ilahî ile hesaba doğru sürüklendiğini beyan etmektedir. Toplumsal gidişatı doğru

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ, Uncategorized

Dalâletin Karanlığı (24. Âyet)

Halkını Allah Teâlâ’ya davet eden kutlu şahıs, bu soruların cevabını yine kendi üzerinden cevaplayarak kavmini düşünmeye davet etmeye başlayarak şöyle diyor: ﴿إِنِّي إِذًا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ﴾ “O takdirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.” Şüphe yok ki; ben daha önce dedikleriniz gibi sahte bir inanca (şirke) sahip olursam, akıllı olan herhangi bir varlık benim

Uncategorized

Dava Erlerinden Derin Cevaplar (19. Âyet)

Dava erleri, hangi tepkiyle karşılaşırsa karşılaşın her türlü açıdan batıla cevap vermenin hazırlığı içerisindedir. Buna dikkat çeken Allah Teâlâ, elçilerin akıl dolu ve dirayetli cevaplarını bize şu şekilde aktarmaktadır: ﴿قَالُوا طَائِرُكُمْ مَعَكُمْ أَئِنْ ذُكِّرْتُمْ بَلْ أَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ﴾ “Elçiler şöyle cevap verdiler: Sizin uğursuzluğunuz kendi beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Bilakis siz,

Uncategorized

Sarsılan Düzen ve Psikoloji (18. Âyet)

Allah Teâlâ, gönderilen elçilerdeki dirayetle beraber kâfirlerin sarsılan düzenine dikkat çekerek bizzat söyledikleri sözü aktarmış ve şöyle buyurmuştur: ﴿قَالُوا إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ﴾ “Dediler ki: Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlayarak kovarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.” Kur’ân-ı Kerim’in

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ, Uncategorized

Çağları Aşan Destek (14. Âyet)

Çağları Aşan Destek (14. Âyet) Bu girişten sonra Allah Teâlâ, ufuk açıcı o kıssayı anlatmaya başlıyor ve şöyle buyuruyor: ﴿إِذْ أَرْسَلْنَا إِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُوا إِنَّا إِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ﴾ “Hani biz onlara iki kişi göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü ile destekledik. Onlara: ‘Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz’ dediler.”

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ, Uncategorized

Uyarının Müjdeye Dönüşündeki Ahenk (11. Âyet)

Allah Teâlâ, kâfirlerin dalâlet sürecinden sonra, bunun tam tersi istikamette ilerlemenin aşamalarını da anlatmakta ve şöyle buyurmaktadır: olan ve görmemekle beraber Rahman [olan Allah]’tan haşyet duyan kimseyi sakındırabilirsin. İşte o kimseyi hemen bir b ﴿إِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمَنَ بِالْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ﴾“Sen ancak zikre tabiağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.”Uyarının

Uncategorized

Dalâletin Psikolojik Sebebi ve Sonucu (9. Âyet)

Allah Teâlâ, dalâletin haritasını bize aktarırken; onların bu psikolojide olmalarının hem sebebini hem de sonucunu açıklayarak şöyle buyurmuştur: ﴾وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ﴿ “Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Artık onlar görmezler” Kalpler mühürlenince hiçbir ilaç o mührün çözümü olamaz. Onların hayatlarında manevî duvarlar

Scroll to Top