36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

Hayata Yön Veren Kıssa (13. Âyet)

Hayata Yön Veren Kıssa (13. Âyet) Örnek vermek Kurân-ı Kerim’de çokça kullanılagelen bir ifadedir. Önceki âyet grubunda hidâyet ve dalâlet kavramları nasıl şekillenir bunun açıklaması yapılmıştı. Şimdi teorik bilginin pratiğe dökülmesi babından önceki âyet grubunun beyanları bir kıssa olarak verilmiştir. ﴿وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا أَصْحَابَ الْقَرْيَةِ إِذْ جَاءَهَا الْمُرْسَلُونَ﴾ “Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. […]

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

Hidâyetin Arka Planındaki Nizam (12. Âyet)

Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerim’i indirmesi ve kıyamete kadar ulaştırmasındaki muazzam nizamı anlattıktan sonra; bu kadar kusursuz bir düzenin neden var olduğuna değinmektedir. Varlık hakikatinin altındaki genel kaideyi bizlere aktarmakta ve şöyle buyurmaktadır: ﴿إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي الْمَوْتَى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآَثَارَهُمْ وَكُلَّ شَيْءٍ أحْصَيْنَاهُ فِي إِمَامٍ مُبِينٍ﴾ “Zira şüphesiz ki ancak biz, ölüleri diriltiriz. Onların yaptıklarını

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ, Uncategorized

Uyarının Müjdeye Dönüşündeki Ahenk (11. Âyet)

Allah Teâlâ, kâfirlerin dalâlet sürecinden sonra, bunun tam tersi istikamette ilerlemenin aşamalarını da anlatmakta ve şöyle buyurmaktadır: olan ve görmemekle beraber Rahman [olan Allah]’tan haşyet duyan kimseyi sakındırabilirsin. İşte o kimseyi hemen bir b ﴿إِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمَنَ بِالْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ﴾“Sen ancak zikre tabiağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.”Uyarının

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

Dalâletin Genel Kaidesi (10. Âyet)

Allah Teâlâ, dalâlet haritasının son safhasına geldiğimiz bu âyetten sonra dalâletin dünyadaki küllî kaidesinden bahsederek şöyle buyurmuştur:﴿وَسَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنْذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ﴾“(Bu aşamadan sonra) Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, artık onlar iman etmezler”Artık senin tebliğin ve müjdelemen bir tarafa; uyarman ve azaba dair korkutman dahi onlar için bir işe yaramaz.

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ, Sûreler, Uncategorized

İnsanlığın Baş Belası Kibrin Sistemi (8. Âyet)

Bu davanın yolunda giderken her ne kadar böyle bir duruma hazırlıklı olsak da hakikatler son derece açık iken iman etmemelerine şaşıracağımızdan olsa gerek ki Allah Teâlâ, bu durumun arka planındaki sebebi şu âyetle açıklamaktadır: ﴾إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِمْ أَغْلَالًا فَهِيَ إِلَى الْأَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ﴿ “Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler, çenelerine kadar dayanmıştır

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

Değişmez Hüküm ve Psikolojik Hakikat (7. Âyet)

Peygamber gönderilmesinin sistemi, amacı ve değeri bu iken onların sergiledikleri yersiz tavrın sonucu olarak Allah Teâlâ, onlar hakkındaki hükmünü vermekte ve şöyle buyurmaktadır: ﴾لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلَى أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ﴿ “Yemin olsun ki; söz/hüküm, onların çoğunun üzerine/aleyhine hak olmuştur/gerçekleşmiştir. Onlar artık iman etmezler” Allah Teâlâ, resûlünü meydana gelecek olan olaylara karşı uyarmakta ve dirayetini

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

İkinci Cahiliyyenin Tahakkuku (6. Âyet)

Allah Teâlâ, İslam davasının tarifini yaptıktan sonra hem rahmeti hem de izzeti içerisinde barındıran bir göreve dikkat çekecek olup dünyevi planda gönderilme sebebini açıklayarak şöyle buyurmaktadır: ﴾لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَا أُنْذِرَ آَبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ﴿ “Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, korkutasın diye [gönderilenlerdensin]” Bu âyetteki ﴿قَوْمًا مَا أُنْذِرَ آَبَاؤُهُمْ﴾ “Babaları korkutulmamış bir kavmi”

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

Vahiydeki Kusursuz Sistem (5. Âyet)

Allah Teâlâ, bu yolun müstakim ve sarsılmaz bir sisteme sahip olmasının asıl sebebine değinerek şöyle buyurmuştur: ﴾تَنْزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ﴿ “Sonsuz izzet ve rahmet sahibi olan Allah’ın indirmesi[nin sonucu olarak gönderilen peygamberlerdensin]” Allah Teâlâ, hem peygamberliğin hem de risâlet davasının nasıl değer kazandığını ifade etmekte ve üç ana özellikle varoluş davamıza dikkat çekmektedir: Birincisi; bu davanın

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

Sarsılmaz YolunAsil Bekçisi (4. Âyet)

Allah Teâlâ, Rasûlullah’ın (s.a.v.) peygamberliğini perçinledikten sonra O’nun dünya ve ahiret hayatında temsil ettiği sarsılmaz yola dikkat çekerek şöyle buyurmuştur: ﴾عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ﴿ “Doğru yol üzere [gönderilen peygamberlerdensin]” Ahirette sırat köprüsünden geçebildiğimizde kurtuluşumuz bilfiil başlamış olacaktır. Lakin o sırattan geçişimiz, hayat sıratından geçişimizle gerçekleşmiş olacaktır. Eğer dosdoğru bir yolun yolcusu olarak bu diyardan göçersek; ahiretteki

36. HİDÂYET PUSULAMIZ: YÂSİN SÛRESİ

Kur’ân-ı Kerim’in En Büyük Tecellisi: Risâlet (3. Âyet)

Allah Teâlâ, hakim sıfatıyla indirdiği kitabını risalete şahit kılıp düşüncelerimizi hakikate hazırladıktan sonra risâletin muhatabı olan Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in risaletini alemlere ilan etmekte ve şöyle buyurmaktadır: ﴾إِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ﴿ “Şüphesiz ki sen gönderilen peygamberlerdensin” Rasûlullah’ın (sav) resul olma vasfı, Kur’ân-ı Kerim’in Hakîm olma vasfı gibi birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Zira muazzam bir metne ve

Scroll to Top